Borsa İstanbul’da (BIST) yılın ilk yarısında teknoloji, mali, sınai ve hizmetler sektörleri öne çıktı. 21 sektör yatırımcısına kazandırırken, BIST 100 endeksi yüzde 25,4 değer kazandı.
Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören 21 sektör endeksi, yılın ilk altı ayında yatırımcılarına kazanç sağladı. Yılın ilk yarısında BIST 100 endeksi yüzde 25,4’lük bir getiri elde ederek 14.121,83 puana ulaştı. Benzer şekilde BIST 30 endeksi de aynı dönemde yüzde 33,7 değer kazanarak 16.339,52 puana yükseldi.
Dolar bazında bakıldığında BIST 100 endeksi, yılın ilk yarısında yüzde 15,4 artışla 302,7 puana çıktı. Endeksin dolar bazındaki en düşük seviyesi 2 Ocak’ta 267,6, en yüksek seviyesi ise 11 Mayıs’ta 334,6 olarak kaydedildi.
Dört ana sektör endeksinin tamamı ilk yarıda değer kazandı. Teknoloji endeksi yüzde 60,5 ile en yüksek getiriyi sağlarken, mali sektör yüzde 28,4, sınai sektör yüzde 26,3 ve hizmetler sektörü yüzde 19,4 oranında artış gösterdi.
Alt sektörlerde ise finansal kiralama ve faktoring endeksi yüzde 411,9 ile yatırımcısına en yüksek getiriyi sundu. Bu endeksi sırasıyla yüzde 91,8 ile bilişim, yüzde 52,2 ile metal ana sanayi, yüzde 33,5 ile gıda ve içecek, yüzde 32,7 ile metal eşya ve makine endeksleri takip etti.
Yatırımcıların yakından izlediği holding ve yatırım endeksi yılın ilk yarısında yüzde 8,9, bankacılık endeksi ise yüzde 8,6 değer kazandı. Öte yandan, tekstil ve deri sektörü endeksi yüzde 14,4, spor endeksi ise yüzde 11,6 oranında gerileyerek yatırımcısına kaybettiren iki alt sektör oldu.
Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası kararları, dezenflasyon beklentileri, Orta Doğu’daki gelişmeler, yabancı yatırımcı hareketleri ve şirketlere ait haber akışları tarafından şekillendi. Yıla güçlü başlayan BIST 100 endeksi, TCMB’nin politika faizini ocakta 100 baz puan indirerek yüzde 37’ye çekmesi, ülke risk priminin (CDS) gerilemesi ve faiz indirimlerinin devam edeceği beklentileriyle rekor seviyelere ulaştı. TCMB, mart, nisan ve haziran toplantılarında ise politika faizini sabit tuttu.
Mart ayında ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimlerin artmasıyla 327 baz puana kadar yükselen Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i, Orta Doğu’da barış ortamı beklentileri ve tahvil faizlerindeki düşüşle 217 baz puana gerileyerek 26 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün haziranda da sürdüğüne dair öncü verileri paylaşması, yılın ikinci yarısına yönelik faiz indirimi beklentilerini canlı tuttu. ABD’de Halkbank aleyhindeki ceza davasının düşürülmesi ise bankacılık sektörü üzerindeki hukuki risk algısını azalttı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]