Kategoriler
Güncel

Seferihisar En İyi Kentsel Yaşam Kalitesi Ödülü aldı

Her yıl sonu gerçekleşen Cittaslow Uluslararası Genel Kurul toplantısı bu yıl 16-18 Ekim 2020 tarihlerinde, 1999 yılında Dünya’da ilk Citttaslow üyesi kent olan İtalya’nın Orvieto kentinde gerçekleşti.

2019 yılı sonu ortaya çıkan koronavirüs salgını nedeniyle bir çok kentin katılımını online olarak gerçekleştirdiği toplantıda, 30 ülkeden 265 kent Genel Kurul’da buluştu.

Toplantıda 2020 yılı içerisinde üyelik sertifikasını alan kentler ve yıl içerisinde gerçekleştirilen çalışmaların sunumları yapıldı.

Toplantı programında Cittaslow metropol ağından da bahsedilirken; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer İzmir’in Cittaslow metropol ağına katılması ve metropol çalışmalarının İzmir’deki son durumu hakkında ayrıntılı bilgiler verdi.

Ayrıca Cittaslow Genel Kurulu’nda her yıl Cittaslow genel merkez tarafından sunulan “En iyi Örnek Uygulamalar” proje yarışması ödülleri sahiplerini buldu.

Seferihisar Belediyesi’nin “Seyyar Market” projesi “En İyi Kentsel Yaşam Kalitesi” ödülünün sahibi oldu.

30 ülkeden 265 kentin üyesi olduğu Cittaslow ağında yarışmaya katılan projeler içerisinde “En İyi Kentsel Yaşam Kalitesi” ödülünü “Seyyar Market” projesiyle Seferihisar aldı. Ayrıca Seferihisar’ın dâhil olduğu proje ödülleri içerisinde 3 İtalya, 1 Hollanda, 1 Belçika ve 1 Polonya’dan yarışmaya katılan toplam 7 kent farklı kategorilerde ödüllerin sahibi oldu.

“Yerel üreticinin emekleri raflarda”

“Seyyar Market” projesi hakkında açıklamalarda bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin “Yerel üreticilerimizin emeklerini raflara taşıdığımız Seyyar Market projemiz ile hem sağlıklı hem de ulaşılabilir ucuz gıdayı halkımızla buluşturuyoruz. Seyyar Market’te sadece gıda değil, zehirli kimyasallardan uzak olan temizlik ürünleri, doğal ham maddeden, uzun ömürlü ve ekolojik alternatif market ürünleri de yer alıyor. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinden ciddi anlamda etkilenen 65 yaş üstü vatandaşlarımız için özellikle hayata geçirdiğimiz Seyyar Market uygulaması ile vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan temel ihtiyaç ve market alışverişlerini gerçekleştirebiliyor. Belirli günlerde belirli mahallelerde dolaşan Seyyar Marketimiz Seferihisar’da girilmedik sokak bırakmıyor” dedi.

“En İyi Örnek Uygulamalar 2020” Ödülü Alan Kentler;

İtalya Sant Angelo – Chioccila Orange Ödülü 2020
İtalya Cisternino – Tarımsal, Turistik, Esnaf ve Sanatkârlara Dair Politikalar Ödülü 2020
İtalya Tenzi – Misafirperverlik, Farkındalık ve Eğitim İçin Planlar Politikaları Ödülü 2020
Türkiye Seferihisar – Kentsel Yaşam Kalitesi Politikaları Ödülü 2020
Hollanda Valls – Enerji ve Çevre Politikaları Ödülü 2020
Polonya – Goldap – Altyapı Politikalaları Ödülü 2020
Belçika Chaudfontaine – Sosyal Uyum Politikaları Ödülü 2020

CITTASLOW TÜRKİYE
Seferihisar 29 Kasım 2009 tarihinde merkezi İtalya’da bulunan Cittaslow birliği tarafından, yaptığı başvuru değerlendirilerek Cittaslow ilan edilmiştir. 2020 yılı itibariyle Türkiye’de çeşitli bölgelerinde 18 kent bulunmaktadır.
Üye kentler Türkiye: Seferihisar, Akyaka, Eğirdir, Gökçeada, Gerze, Göynük, Halfeti, Mudurnu, Perşembe, Şavşat, Taraklı, Uzundere, Vize, Yalvaç, Yenipazar, Köyceğiz, Ahlat ve Güdül.​

Kategoriler
Teknoloji

Akıllı robot süpürgelerle ilgili bilmeniz gerekenler

Akıllı robot süpürgeler ile evinizin her an temiz kalması artık çok kolay. Düzenli ve pratik temizlik anlayışını tüketicileriyle buluşturan Tekzen, zamandan ve enerjiden tasarruf ederek hayatı kolaylaştıracak çok fonksiyonlu robot süpürgelerin doğru seçimi ile ilgili önerilerde bulunuyor.

İleri teknoloji ile tasarlanan akıllı robot süpürgeler, her evin en büyük yardımcısı olmaya aday. Gün içinde temizliğe harcanacak zamandan ve enerjiden tasarruf etmeyi sağlayarak kendinize daha çok vakit ayırmanıza olanak tanıyor. Özellikle evinde evcil hayvanı bulunan, tüy ve tozlara alerjik reaksiyon gösterenler için büyük kolaylık sağlıyor.

Akıllı telefonlara entegre edilerek kontrol edilebilen robot süpürgelerin farklı fonksiyonlara sahip modelleri bulunuyor. Zamanlama, gerçek zamanlı haritalama ve temizleme seçenekleri gibi fonksiyonları ihtiyaca göre özelleştirerek kullanma imkânı bulunuyor. Bu nedenle akıllı robot süpürgeleri seçerken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor.

Düzenli ve pratik temizlik için gereken ihtiyaçları tüketicileriyle buluşturan Tekzen, akıllı robot süpürgelerle ilgili;

Islak kuru paspas seçeneği
Toz hazne kapasitesi
Engelleri aşabilme durumu
Haritalandırma ve navigasyon sistem
Temizlik alanı kapasitesi
Uygulama desteği
Otomatik veya kablolu şarj
Zamanlama fonksiyonu
Farklı temizlik modları gibi fonksiyonları ihtiyaçlar bazında tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kategoriler
Kültür-Sanat

Akbank Caz Festivali’nin 30. Yılına özel plak

Akbank Caz Festivali’nin 30. Yılına özel kayıtlarla; 30 özgün beste ve 80’e yakın  sanatçının performansının yer aldığı özel plak çalışmasının dijital versiyonu; Spotify, Fizy, Apple Music, Deezer ve  iTunes’unda aralarında bulunduğu 156 ayrı dijital müzik platformunda 23 Ekim’de yayına giriyor.

Albümde Türkiye Cazı’nın 30 caz müzisyeninin ve grubunun; festivale, şehre ve bu döneme dair duygu ve düşüncelerinden ilham alarak hazırladığı, daha önce yayımlanmamış özgün eserlerine yer veriliyor.

Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilecek 30. yıl özel albüm çalışmasında; geçmişten günümüze 30 yıldır festivalde performans sergilemiş  usta müzisyenlerin yanı sıra genç sanatçılar, yurtdışında yaşayan müzisyenler ve bu yıl festivalde yer alması planlanan müzisyenlerden bir seçki yer alıyor.

Albümün 30 parçadan oluşan seçkisi; Ali Perret, Aydın Esen, Ayşe Tütüncü, Baki Duyarlar, Barış Demirel – Barıştık Mı, Burak Bedikyan, Cem Tuncer, Çağıl Kaya, Çağrı Sertel, Deniz Taşar, Ediz Hafızoğlu, Elif Çağlar, İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions, İmer Demirer, Jülide Özçelik, Kağan Yıldız ve Sibel Köse, Kamil Özler, Kerem Görsev, Konstrukt, Lahza (Cenk Erdoğan&İkiz), MÖE (MadenÖktemErsönmez), Neşet Ruacan & Ozan Musluoğlu Quartet, Nilüfer Verdi,  Oğuz Büyükberber, Okay Temiz, Önder Focan, Selen Gülün, Timuçin Şahin, Tuna Ötenel, TÖZ (Tamer Temel, Ercüment Orkut, Cem Aksel) gibi Türk Caz sahnesinin önemli isimlerinin ve  gruplarının bestelerinden oluşuyor.

Albüme eşlik eden müzisyenler arasında ise Adem Gülşen, Barış Doğukan Yazıcı, Burak Irmak, BerkanTilavel, Bulut Gülen, Can Çankaya, Cem Nasuhoğlu, Çağdaş Oruç, Efe Demiral, Ekin Cengizkan, Engin Recepoğulları, Eren Turgut, Eylül Biçer, Eylül Ergül, Ferit Odman, Fırtına Kıral, İzzet Kızıl, Kaan Bıyıkoğlu, Kamil Yılmaz, Korhan Futacı, Kürşad Deniz, Mehmet Ali Şimaylı, Meriç Demirkol, Miraç Yavuz, Nedim Ruacan, Orhan Deniz, Ozan Musluoğlu, Serhan Erkol, Selim Aydın, Şenol Küçükyıldırım, Şenova Ülker, Taşkın Akarsu, Tibet Akarca, Tolga Tohumcu,Turgut Alp Bekoğlu Umut Çağlar, ve Volkan Hürsever yer alıyor.

Kategoriler
Yaşam

Grip aşısı Covid-19’dan korumaz

TÜSAD, mevsimsel grip ile COVID-19’un karışabileceğini, en sık görülen semptomların benzerlik gösterdiğini belirterek dikkat edilmesi konusunda uyardı. TÜSAD Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, sonbahar mevsiminde olduğumuz bu günlerde kapalı alanların COVID-19 bulaşı açısından en riskli bölgeler olduğunu, gerekmedikçe gidilmemesi gerektiğini de vurguladı.

Sağlık Bakanlığı’nın grip aşısı alabilecek kişilerin e-Nabız sisteminden takibinin yapılabileceğini açıkladığı bugünlerde, bir önemli bilgilendirme de Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği’nden (TÜSAD) geldi. TÜSAD Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, COVID-19 ile mevsimsel influenza (grip) semptom ve bulgularının karışabileceğini belirtti.

Kömürcüoğlu, bu iki hastalığın klinik olarak ayırt edilmesinin çok zor olduğunu belirtirken şu değerlendirmeyi yaptı: “Boğaz ağrısı, öksürük, ateş yüksekliği her iki hastalıkta da karşımıza en sık çıkan semptomlar. COVID- 19’da nezle bulgularının daha az olduğu bildirilse de, son yayınlarda anozmi (koku alamama) yakınmasının sık görüldüğünü biliyoruz. Ancak genel olarak halk arasında nezle olarak bildiğimiz burun akıntısı, tıkanıklığı, baş ağrısı gibi ateşin eşlik etmediği semptomlar öncelikle nezle yönünde değerlendirilebilir. Düşmeyen ateş ve artan öksürük, nefes darlığı COVID-19 lehine bulgular olarak değerlendirilmeli.”

Ayrıca her iki hastalığın aynı kişide (co-enfeksiyon) şeklinde görülebildiğini özellikle vurgulayan Kömürcüoğlu, şu bilgileri verdi: “Bu tür vakaların klinikte ağırlaşmalara neden olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle başta sağlık personeli ve risk grubundaki kişilerin influenza aşısı yaptırmasını öneriyoruz.”

KAPALI YERLERE DİKKAT!

Sonbahar mevsiminde kapalı alanların COVID-19 bulaşı açısından en riskli bölgeler olduğuna dikkat çeken Kömürcüoğlu, “Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık ortamlarda uzun süreli bulunmaktan kaçınmalıyız. El hijyenine dikkat etmenin hem mevsimsel gripten (influenza) hem de COVID-19’dan koruyucu olacağı hatırlanmalıdır.”

GRİP AŞISI COVID-19’DAN KORUMAZ

Bu arada grip ve zatürre aşılarının belli yaş gruplarında ve bazı kronik hastalıklarda büyük önem taşıdığını, ancak COVID-19‘a karşı koruma sağlamadığını dile getiren Kömürcüoğlu, şu bilgileri verdi: “İnfluenza aşısının COVID-19‘a karşı korumadığı ve izolasyon, maske, sosyal mesafe‘ kuralına bu kış mutlaka uyulması gerekiyor. Zatürre aşısının da, COVID-19 zatürresine karşı bir koruyuculuğu yok. Ancak ikincil enfeksiyon dediğimiz, hastane ve yoğun bakımda yatan ağır hastalarda eklenen sadece pnömokok enfeksiyonlarının daha hafif geçirilmesinde etkili oluyor.”

TAKİBİ E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILIYOR

Ayrıca bu yıl grip aşılarına karşı dünyada ve ülkemizde çok ciddi bir talep artışı olduğunu belirten Kömürcüoğlu, uygulamaya ilişkin şu bilgileri de hatırlattı: “Son güncel bilgiye göre gelen aşıların öncelikle yüksek riskli gruplara yapılabilmesi planlandı. T.C. Sağlık Bakanlığı, hastaların ek hastalıklarına göre bir risk değerlendirmesiyle aşı reçetesine onayı veriyor ya da uygun değilsiniz ibaresi çıkıyor. Reçete yazıldıktan sonra onay alan hastalara depolardan aşı getirtilebiliyor, bu yıl isteğe göre ücretli aşı satışı olmayacak. Sistem, 21 Ekim 2020 itibariyle uygulanmaya başladı. E-nabız sisteminden herkes kendi risk değerlendirmesini ve aşı yazılıp yazılamayacağını görebilir. Öncelikli aşıya ulaşamayan bireylerin ilerleyen tarihte tekrar değerlendirileceği bildirildi.”

Kategoriler
Ekonomi

Yeni Ford Kuga’ya Euro NCAP’ten 5 yıldız

Bağımsız otomobil güvenlik ve performans değerlendirme programı Euro NCAP, Yeni Ford Kuga’nın segmentindeki orta büyüklükteki tüm modellerden daha iyi bir sürüş deneyimi sunarak, rakiplerini geride bıraktığını duyurdu. Kuruluş, Yeni Ford Kuga’nın sunduğu Dur&Kalk ve Trafik Levhası Tanıma Sistemine sahip Adaptif Hız Kontrol ve Şerit Hizalama Asistanı’nın dahil olduğu Ford Co-Pilot 360˚ teknolojilerine övgüde bulundu.

Yeni Ford Kuga, sezgisel ve stressiz bir sürüş deneyimi sunmak için tasarlanan Ford Co-Pilot360 sürücü destek teknolojileri ile Euro NCAP’in ilk ‘Sürüş Destek Sistemleri’ testinde liderliğe oturdu.

Yeni Kuga, Ford Co-Pilot360 sürücü destek teknolojilerinin sunduğu özellikler sayesinde bağımsız testlerin ardından genel sıralamada segmentinde dikkat çeken araçların önünde yer aldı. Kuga, ‘sürücü etkileşimi’ kategorisinde Tesla Model 3’ten iki kat fazla puan aldı ve iki hafta süren testler sonucunda hem Volvo V60’ı hem de Volkswagen Passat’ı geride bıraktı.

Güvenliği ve kolaylığı en üst düzeye taşıyan gelişmiş teknolojiler

Yeni Ford Kuga; Dur & Kalk ve Trafik Levhası Tanıma Sistemine sahip Adaptif Hız Kontrol ve Şerit Hizalama Asistanı gibi gelişmiş teknolojilerle yolu ve trafiği izlemek için bir radar ve kamera kombinasyonu kullanırken, trafik ve yol akışının yanı sıra hız sınırlamalarına da otomatik olarak uyum sağlayabiliyor. Dur & Kalk sistemine sahip sekiz vitesli otomatik şanzıman ve Adaptif Hız Kontrol Sistemi, toplam frenleme kuvvetinin yüzde 50’sini kullanarak yoğun trafikte aracın tamamen durmasını sağlıyor. Durma süresi 3 saniyeden az ise süre dolduğunda otomatik olarak yola devam etmesini sağlıyor. Ayrıca, 3 saniyeden uzun bekleme sürelerinde sürücü direksiyon üzerindeki bir düğmeye veya yavaşça gaz pedalına basarak sistemi durdurup yoluna devam edebiliyor.

Euro NCAP Teknik Direktörü Richard Schram, “Ford Kuga, yüksek hacimli bir aile SUV’sinin ne kadar başarılı sonuçlar ve iyi bir derecelendirme elde edilebileceğini gösterdi. Kuga, İlk Sürüş Destek Sistemleri Testi’mizde tüm kategorilerde yüksek performans ve sağlam bir güvenlik sunduğunu kanıtladı. Sürücü etkileşimi konusunda araç teknolojilerinin ne derece önemli bir denge sağladığını da gözler önüne serdi” diye konuştu.

Kuga’nın Şerit Hizalama Asistanı sürüş sırasında yol işaretlerini takip ederken, Adaptif Hız Kontrol Sistemi her etkinleştirildiğinde aracın şeritte kalmasına yardımcı olmak için direksiyon sistemine ufak boyutlarda tork uyguluyor. Sürücüleri 200 km’ye varan hızlara kadar destekleyen bu teknoloji, sürücünün direksiyona temas etmediğini algıladığında görsel ve sesli uyarılar veriyor. Yeni Ford Kuga, tüm bu özelliklere ek olarak, olası bir kaza anında çarpışmanın etkilerini hafifleten ve engelleyen Kör Nokta Uyarı Sistemi, Yaya Algılama Özellikli Çarpışma Önleme Yardımcısı gibi gelişmiş uygulamalarla da maksimum güvenlik seviyesi sunuyor.

Kategoriler
Kültür-Sanat

BBŞT’den Sahne Arkası Kursu

Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun (BBŞT), sahne arkasında nasıl çalışıldığını merak edenler için düzenlediği ‘Sahne Arkası Kursları’ başlıyor. Kostüm, dekor, aksesuar, ses ve ışık gibi alanlarda eğitim alarak tiyatronun mutfağıyla tanışmak isteyenler için son başvuru tarihi 25 Ekim 2020.

Kursiyerler, koronavirüs tedbirleri çerçevesinde gerçekleşecek kursta, 2020-2021 tiyatro sezonu boyunca sahne arkası çalışmaları üzerine teorik ve uygulamalı eğitim alacak, BBŞT’nin oyunlarında da aldıkları eğitimi tecrübe edebilecek. 18 yaşını doldurmuş tiyatro tutkunlarının katılabileceği eğitimler için 27 Ekim 2020 Salı günü Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde seçmeler gerçekleştirilecek. Katılmak isteyenler bbst.bornova.bel.tr. internet adresinden bilgi alabilir ve başvuruda bulunabilir.

Gençleri sanata yönlendirmek için

Büyük Önderimiz Atatürk’ün; ‘Sanatsız bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözünü hatırlatan Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, düzenledikleri etkinlikler ve kurslarla kentin kültürel yaşamına da katkıda bulunduklarını belirterek, “Gelecek nesillere sanatı sevdiriyor, düzenlediğimiz kurslarla genç sanatçılar yetiştiriyoruz. Tiyatroda sahne önü gibi, sahne arkası da çok önemli. İlgi duyanlara mutlaka bu kurstan yararlanmalarını tavsiye ediyorum” dedi.

Kategoriler
Teknoloji

HUAWEI FreeBuds Pro ve P40 Serisi ödül kazandı

Huawei, Japonya’nın en kapsamlı tasarım değerlendirme ve ödül sistemi olan Good Design Award’dan dört ödül aldı. HUAWEI Freebuds Pro ve HUAWEI P40 Serisi, jüri tarafından dünyanın en yenilikçi ve en ileri ürün tasarımları olarak ödüle layık görüldü.

Good Design Award’a her yıl önde gelen global şirketler ve tasarımcılar katılıyor. Ödüller, sektörlerinde inovasyon yapan veya tasarım yoluyla yaşam kalitesini artıran ürünlere veriliyor. Kazanan ürünler, mükemmellik, dayanıklılık ve güçlü bir kamusal kimlik içeren tasarım sürecinin en iyileri olarak kabul ediliyor.

Kazanan her iki Huawei ürünü de sektör lideri tasarımı ve en son teknolojiyi temsil ediyor. HUAWEI P40 Serisi, akıllı telefon fotoğrafçılığının sınırlarını aşarak tüketicilerin yaratıcı vizyonlarını gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Gürültü engellemede devrim yaratan HUAWEI FreeBuds Pro, kişisel ses cihazları deneyiminde çığır açarak kullanıcılara günlük yaşamın her alanında kusursuz ses kalitesine sahip bir kulaklık kullanma imkanı sağlıyor.

Good Design Award, bir şirketin yenilik ve üstün tasarıma olan sıkı bağlılığının uluslararası bir sembolü olarak kabul ediliyor. Kazanan ürünlere verilen “G Mark”, sınıfında lider tasarımın bir işareti olarak geniş çapta tanınıyor. Bu onay sembolü, tüketicilere ödüllü ürünün tasarım mükemmelliği için en sıkı test kriterlerini karşıladığını gösteriyor.

Good Design Awards – HUAWEI FreeBuds Pro

“HUAWEI FreeBuds Pro, akıllı özelliklerle olağanüstü ses, stil, konfor ve gürültü engelleme ile özgürleştirici bir ses deneyimi sunuyor. Yüksek kaliteli işçilikle üretilen ve rahat kullanım için tasarlanan HUAWEI FreeBuds Pro, ikonik kübik tasarıma ve yumuşak kulak uçlarına sahip. Kullanıcılar Huawei FreeBuds Pro’yu sorunsuz bir şekilde saatlerce kullanabilir.”

Good Design Awards – HUAWEI P40 Serisi

“HUAWEI P40 Serisi, gelişmiş kamera yetenekleri ve kullanıcı arayüzü ile tüketiciler arasında yankı uyandırıyor. Dört Yanı Kavisli Overflow ekran tasarımına sahip P40 Pro (Quad-Curve Overflow Display), rahat bir tutuş ve sürükleyici bir izleme deneyimi sağlıyor. Nano teknolojili seramik çeşitleri, markanın estetiğe yönelik tutumunu yansıtan çağdaş ancak klasik bir tasarıma sahip. Bir arada şıklık hissi uyandıran modern kavisler ile orta çerçeveler dayanıklı ve ergonomik. HUAWEI P40 Serisi, günlük kullanımda kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek kaliteli bir ekranı, harika performansı ve en yeni kamera özelliklerini de minimalist bir tasarımda bir araya getiriyor.”

HUAWEI, Huawei P40 Serisi ve Huawei FreeBuds Pro’nun yanı sıra HUAWEI Vision X65 ve HUAWEI VR Glass ürünleri ile de Good Design Ödülleri’ni almaya hak kazandı.

Kategoriler
Teknoloji

Samsung’dan evinizi dönüştüren bir TV: Q950T QLED 8K Smart TV

14 yıldır üst üste global TV pazarında liderlik koltuğunda yerini güçlü şekilde koruyan Samsung’un yıllar boyunca gösterdiği değişim ve gelişim ile hayranlık uyandıran TV ailesine yeni bir üye daha katıldı. Samsung Electronics’in 65’’, 75’’ ve 85″ seçenekleri ile tüketicilerle buluşturduğu Q950T QLED 8K Smart TV modeli içeriğe göre optimize edilmiş bir deneyim sunan teknolojik özellikleri ile geliyor. Modern teknolojileri kullanan bu TV ile izlemek istediğiniz görüntünün içeriğine göre eviniz bir sinema salonuna veya bir stadyuma dönüşüyor.

Tam 14 yıldır üst üste global TV pazarında liderlik koltuğunda yerini güçlü şekilde koruyan Samsung, geçmişte hayal edilmesi dahi zor olan deneyimleri TV’leri ile tüketicilere sunmaya devam ediyor. Samsung’un tüketicilerin beğenisine sunduğu yeni Q950T QLED 8K Smart TV modeli, markanın ulaştığı son noktayı gözler önüne seriyor. Sahip olduğu teknolojiler sayesinde bu TV ile evinizi bir sinema salonuna veya bir stadyuma dönüştürmek artık mümkün.

%99’luk ekran gövde oranına sahip televizyon sunduğu harika izleme deneyimi ile ister bir film ister bir sportif karşılaşma olsun tüm içerikleri adeta evinizin içine getiriyor. 8K çözünürlükte bir QLED panel kullanan model ne izliyorsanız izleyin, içeriğinizin tümünü renklerden aydınlatmalara, dokulardan kontrastlara analiz ediyor ve yapay zekâ teknolojisi ile 8K seviyesine getiriyor. Ses konusunda da oldukça iddialı olan bu TV, OTS+ (Nesne Takip Eden Ses) teknolojisini kullanarak görüntüdeki nesneyi sesle takip edebiliyor. Bu teknoloji görüntüde hareket eden nesneleri analiz ederek görüntünün bulunduğu yere göre hoparlörleri optimize ediyor. Böylece görüntüde, örneğin helikopter var ise ses de onu takip ediyor ve sanki sinemadaymışsınız gibi 3 boyutlu bir ses deneyimi sunuyor.

Gerçekliğin yeni bir boyutu ortaya çıkıyor

TV’de yer alan gerçek 8K çözünürlük özelliği oturma odanıza gerçekliğin yeni bir boyutunu büyük ekranlarla getiriyor. Bu yeni çözünürlük dünyası size 4K çözünürlüğün 4 katı bir çözünürlüğe sahip üstün berraklık sağlayan 33 milyon pikselin gücünü her karede hissetmenize olanak tanıyor. Böylelikle filmlerinizi ve tuttuğunuz takımın maçlarını artık çok daha kaliteli bir şekilde izleyebiliyorsunuz.

Quantum İşlemci 8K maçın türüne göre görüntüyü optimize ediyor

Samsung’un derin öğrenme teknolojisine sahip işlemcisi Quantum İşlemci 8K, gerçek zamanlı sahne analiziyle parlaklık düzeyi ve sesleri her seyir koşulu için optimize ediyor. Mükemmel gerçeklik sunan güçlü zekâ Quantum İşlemci 8K ile artık film veya futbol gibi farklı içeriklere göre optimize edilmiş bir deneyim yaşayabiliyorsunuz.

Evinizi sinema salonuna dönüştüren ses teknolojisi

OTS+ (Nesne Takip Eden Ses) sayesinde, ses ekranda nesnelerin hareketlerini takip ederken her zamankinden daha dinamik bir şekilde akıyor. OTS+ çok sayıdaki dâhili hoparlörleri ve teknolojisiyle birlikte, o bölgedeki hoparlörleri aktif hale getirerek, gerçekçi ve üç boyutlu bir ses deneyimi sunuyor. Böylelikle izlediğiniz filmin veya maçın her anında, gerçekçi sinematik ses deneyiminin keyfini yaşayabiliyorsunuz. Yukarıya ve aşağıya doğru ses vermesi için yerleştirilmiş hoparlörler kendinizi izlediğiniz görüntünün tam ortasındaymış gibi hissettiren üç boyutlu bir ses oluşturuyor.

Evinizin her köşesi tribüne dönüşüyor

Neredeyse görünmez bir çerçeveyle izleme deneyiminin sınırlarını zorlayan Samsung Q950T QLED 8K Smart TV’de siyah kenarlar neredeyse tamamen küçültülmüş durumda. 15 mm’lik derinliğe sahip ultra ince kasa, daha sürükleyici bir izleme deneyimi için dikkat dağıtıcı tüm unsurları ortadan kaldırıyor. Ultra Geniş İzleme Açısı TV’yi yandan izleseniz dahi size tutarlı bir görüntü sunduğundan kalabalık misafirlerinizle maç izlerken evdeki her koltuk en iyi izleme konumuna sahip oluyor. Böylece TV’nin karşısında olmayan arkadaşınız dahi maçların her anını oradaymışçasına yaşayabiliyor.

Kategoriler
Ekonomi

Yapay Zeka Haftası yoğun ilgi gördü

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) düzenlediği, 19 Ekim’de başlayan ve beş gün süren Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week) yoğun ilgi gördü.

Türkiye’nin lider şirketleri, teknoloji devleri, yerli ve yabancı 110 konuşmacı ile yapay zeka girişimlerinin katıldığı TR AI Week’i 20 binden fazla kişi izledi. 38 saat canlı yayın yapılan Türkiye’nin en kapsamlı online yapay zeka etkinliği TR AI Week boyunca, yapay zekanın değer kattığı finans, üretim, otomotiv, perakende ve eğitim gibi birçok sektördeki örnekler 90 kurumun üst düzey yöneticileri tarafından katılımcılarla paylaşıldı.

Google Cloud, AWS, Microsoft ve Analythinx’in eğitimler düzenlediği, yapay zeka hakkındaki birçok yeni gelişmelerin akademisyenler ve uzmanlar tarafından anlatıldığı TR AI Week’in (https://turkiye.ai/traiweek/) açılışında Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi Kurucusu Halil Aksu ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı konuşma yaptı. TRAI’nin kurucusu Halil Aksu yapay zekanın önemine dikkat çekerken “Yapay zeka, medeniyetimizin yeni işletim sistemi olacak” açıklaması yaptı.

Faruk Eczacıbaşı: “TRAI – TBV İş Birliğini Paylaşmak Benim İçin Büyük Bir Gurur”

“Aklımızın karıştığı, önümüzü göremediğimiz nerdeyse her gün yeni bir olguyla karşılaştığımız bir dönemdeyiz” diyen Faruk Eczacıbaşı sözlerine şöyle devam etti: “Gençlerin gerçekleri görebilmeleri, farklı gerçekleri değerlendirebilmeleri önemli. O yüzden TR AI Week’i çok önemsiyorum. Bu bilinçlenme yönünde de çok önemli bir misyon üstlendiğini düşünüyorum. Bugün Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi ile Türkiye Bilişim Vakfı iş birliğini paylaşmak benim için büyük bir gururdur.”

Beş gün boyunca süren etkinliğin ilk gününde “Sanayi’nin Yeni Gücü: Veri ve Yapay Zeka”, “Sürekli ve Kendi Kendine Öğrenen Sistemler”, “İleri Analitik ile Dijital Dönüşüm”, “Yeni Nesil Diyalogsal Yapay Zeka Geleceği Nasıl Şekillendirecek?”, “Bağlantılı, Paylaşımlı, Otonom Sürüş Deneyimi”, “Bankacılıkta Hasat Zamanı” ve “Dijital Olgunluğunu Bilen Dijital Dönüşüm Liderleri” başlıklı sunum ve paneller gerçekleşti.

“Sürdürülebilirlik ve Kalkınma İçin Yapay Zeka”

Borusan Holding, Borçelik, Huawei, Bahçeşehir Koleji, IBM, Eczacıbaşı Holding, Turkcell, Enerjisa, Analythinx, MBIS, Arçelik, CBOT, CCI, Vector Institute, İTÜ ve Tazi gibi kurumlardan üst düzey yönetici ve akademisyenlerin katıldığı TR AI Week’in ikinci gününe, Yapay Zeka alanında çalışan kadın liderler damgasını vurdu. Pınar Köse Kulacz’ın (Arçelik Veri ve Yapay Zeka Grup Yöneticisi) moderatörlüğünü üstlendiği Women in AI panelinin ilk oturumuna Leyla Deliç (CCI- CIO), Sezen Felekoğlu (Turkcell- Artificial Intelligence Product Manager) ve Çiler Ay (CBOT, Co-founder & CMO) katıldı. Leyla Deliç panelde yaptığı konuşmada “Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşması ile dünyada ekonomiye katılamayan, sağlık hizmetlerine ulaşımı olmayan pek çok kişi, bulunduğu yerden ekonomiye katılma, sağlık hizmetlerine ulaşabilme şansı elde ediyor. Sürdürülebilirlik ve kalkınma hedeflerine ulaşma açısından yapay zeka teknolojilerinin kolaylaştırıcı bir etkisi olacak.” açıklaması yaptı.

“Yapay Zeka Şimdiden Ekonomiyi Yeniden Şekillendiriyor”

TR AI Week’in ikinci gününde, “Üretim ve Tedarik Zincirinde Makine Öğrenmesi Bize Nasıl Yardımcı Oluyor?”, “Pandemi, Eğitim Teknolojilerini nasıl etkiledi?”, “Yapay Zeka Tarımı Nasıl Etkiliyor?”, “Yapay Zeka Çağında Liderlik”, “Büyük Veri ile Değişen Dünya” gibi birçok konuya değinildi. Huawei’den Goran Licanin, yapay zekanın şimdiden endüstrileri, ekonomiyi ve toplumu yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti.

“Pandemi, Eğitim Teknolojilerinin Hızla Dönüşmesini Sağladı”

Dijital eğitimin dinamikleri ve 5G teknolojisinin eğitimde paradigmaları değiştirecek rolü hakkında konuşan Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ şöyle konuştu: “Pandemi süreci eğitim teknolojilerinin hızla dönüşmesine imkan tanıdı. Tüm paydaşların birlikte çalışmasını, düşünmesini sağladı. Öğrencinin ve öğretmenin pedagojik olarak özgürleşmesini sağladı.”

38. TRAI Meet-Up’ta Yapay Zeka ve Alt Yapı Teknolojileri Konuşuldu

TR AI Week’in üçüncü gününde yapay zekanın gerçek hayata etkisi, otonom sürüş deneyimi, tekstilde yapay zeka kullanımı, yapay zekalı siber güvenlik konulu birçok sunum ve paneller yer aldı. Etiya, HPE, Koçsistem, Avivasa, Arçelik, Afiniti, HPE, Hitachi Vantara, Sun Grup gibi Türkiye ve Dünya’nın önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticilerin katıldığı TR AI Week’in üçüncü günün son paneli Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin 38’cisini düzenlediği TRAI Meet-Up oldu. “Yapay Zeka Alt Yapı Teknolojileri”nin işlendiği TRAI Meet-Up’ına Huawei, Google Cloud, Microsoft, GlassHouse SAP, Onicorn’dan uzmanlar katıldı.

“Türkiye Ekonomisi Dijital Dönüşüm ile Kalkınıyor”

TR AI Week’in dördüncü günü “Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi Ekosistem’e Ne Katıyor?” paneliyle açıldı. Yatırımcıların girişimlere ne yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunduğu “Yatırımcı Gözünden Yapay Zeka Ekosistemi” panelinin ardından, “AI Innovation Afternoon”, “Dijital için Yapay Zeka, Dönüşüm için İnsan”, “Akademide Yapay Zeka” gibi konuların yer aldığı TR AI Week’in son paneli ise Hakan Güldağ Yönetimindeki Perihan İnci (TÜSİAD SD2 Görev Gücü Lideri / İnci Holding CEO), Lale Algan (Dalgakıran Kompresörleri- CEO), Serpil Demirel (Esan Madencilik- CEO) ve Gözde Ünalacak’ın (Digitopia – İş Geliştirme Direktörü) katıldığı “Türkiye Ekonomisi Dijital Dönüşüm ile Kalkınıyor” paneli oldu.

AWS, Microsoft, Google Cloud ve Analythinx’ten

Analythinx, Avivasa, Bahçeşehir Koleji, Cbot, Digitopia, Etiya, Hitachi Vantara, Huawei, Hewlett Packard Enterprise, KocDigital, Microsoft, SabancıDx, SAS’ın sponsorluğunda gerçekleştirilen TR AI Week’in beşinci gününde Microsoft, Google Cloud ve Analythinx’ten uzmanlar yapay zeka alanındaki eğitimleriyle yoğun ilgi gösteren katılımcıları bilgilendirdi. Amazon Web Services (AWS) ise TR AI Week’in sabah oturumunda makine öğrenimi alanında bir eğitim verirken, öğleden sonra ise Open- ended Challenge’ı başlattı.

Kategoriler
Güncel

İzmir Bahçe Bitkileri EXPO’suna ev sahipliği yapacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yoğun çabaları sonucunda İzmir’in 2026 yılında dünyanın en önemli Uluslararası Bahçe Bitkileri EXPO’suna ev sahipliği başvurusu onaylandı. Pınarbaşı’nda kurulacak EXPO alanı, altı ay boyunca fuar ziyaretçilerini ağırlayacak, sonrasında ise yaşayan bir kent parkı olarak İzmir’e kazandırılacak.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, 550 günlük görev süresini değerlendirdiği Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki toplantıda İzmir’in 2026 EXPO’suna ev sahipliği yapacağını açıklaması kentte büyük heyecan yarattı.  2026 yılındaki Botanik EXPO’sunun İzmir için önemini vurgulayan Soyer, “Botanik EXPO kentimizdeki süs bitkileri sektörünü ateşlerken, İzmir’in hem kalkınmasına hem de uluslararası tanınırlığına büyük katkı yapacak.  Botanik EXPO, 2030 Dünya EXPO’suna giden yolda önemli bir kilometre taşı olacak” dedi.

Pınarbaşı’ndaki EXPO alanı cazibe merkezi olacak
İzmir’in EXPO 2026’ya ev sahipliği yapması, uzun süredir devam eden temaslar sonucunda Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH) Genel Kurulu’nda oy birliğiyle kabul edildi. 1 Mayıs-31 Ekim 2026 tarihleri arasında “Uyum İçinde Yaşamak (Living in Harmony)” ana temasıyla yapılacak Uluslararası Bahçe Bitkileri EXPO’sunu 4 milyon 700 bin kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor.

Tohumdan ağaca sektördeki tüm üreticiler için uluslararası ticaretin kapısını açacak EXPO 2026, İzmir’in dünyadaki bilinirliğini de artıracak. Pınarbaşı’nda 25 hektar üzerine kurulacak fuar alanı tematik sergilerin, dünya bahçelerinin, sanat, kültür, gıda ve diğer etkinliklerin yapılacağı önemli bir cazibe merkezi olacak. Alan 6 aylık EXPO süresince bahçeleri ve etkinlikleriyle misafirlerini ağırlarken, sonrasında yaşayan bir kent parkı olarak İzmir’e kazandırılacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ile birlikte İzmir’i EXPO 2026’ya hazırlamak için çalışmaları hemen başlatmayı planlıyor.

“Üç bitki kıtasının sergileme bölgesi olarak kullanılacak”
EXPO 2026, İzmir ve Türkiye’de bitki üreticilerine can suyu olacak, sektörü uluslararası çapta vitrine çıkartacak. Türkiye’de süs bitkileri, çalı grubu bitkileri ve yer örtücü bitkiler alanında İzmir’in birinci sırada olduğunu söyleyen Başkan Tunç Soyer, “Şehrimiz, süs bitkileri üretim potansiyelinin yanı sıra ihracatında da çok önemli bir yere sahip. Öyle ki İzmir, sektörün yarattığı katma değer ve istihdam ile hem şehrimizdeki üreticilere hem de ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor. Türkiye, üç bitki coğrafyasının kesişme noktasında yer alan bir ülke. Biz EXPO 2026’da farklı ve zıt yaşamların doğadaki, bilhassa Anadolu coğrafyasındaki uyumuna dikkat çekmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Soyer, EXPO 2026 için yapılacak çalışmaları şöyle anlattı: “EXPO alanı, Türkiye’de görülen ve aynı zamanda dünya yüzölçümünün önemli bir kısmını kaplayan Avrupa Sibirya Yaprakdöken Ormanları, Akdeniz Makilikleri ve İran Turan Bozkırları gibi üç bitki kıtasının sergileme bölgesi olarak kullanılacak. Her üç bitki kıtası da, dünya uygarlığına yön veren birçok bitkinin ana vatanı. Üç bitki peyzaj alanının içerisinde süs ve tarım bitkilerinin geçmişi, tohum dirençliliği, iklim dirençliliği ve bitkilerin geleceği gibi küresel açıdan tartışılan önemli tematik bölgeler yer alacak. Bu konularla ilgili eğitim, farkındalık çalışmaları gibi toplumsal duyarlılığı artıracak çeşitli etkinlikler de gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”

Urlalı düşünür Anaksagoras’a adanacak
İzmir EXPO 2026’da “Süs ve Tarım Bitkilerinin Geçmişi” teması altında bu coğrafyadan çıkarak dünyaya yayılmış, zeytin, buğday, badem, armut, erik, kiraz gibi bitkiler incelenecek. Öte yandan EXPO 2026’ya kadar bu topraklarda yaşayan bitki türlerinin çoğaltılması için de yatırım yapılması ve yeni süs bitkilerinin dünyaya tanıtılması amaçlanıyor.
“Tohum Dirençliliği” teması tohumu bir öz olarak ilk defa tarif eden Urlalı düşünür Anaksagoras’a adanacak. Bu tema altında geçmişten gelen, “atalık” olarak tanımlanan tohumların, küresel sistemde nasıl korunması gerektiğine dair yenilikçi projelere yer verilecek. Tohumlar, Nuh’un Gemisi formunda yapılacak bir teşhir alanında sergilenecek.

Lezzetlerin bitki coğrafyaları ile ilişkisini gösteren alanlar
EXPO 2026 için düşünülen üçüncü tema ise “İklim Dirençliliği.” Bu tema altında bitkilerin ve peyzajın geleceğine dair iklim dostu, yatay ve dikey peyzaj örnekleri ele alınacak ve EXPO’da sergilenecek. “Peyzaj Tasarımının Geleceği” başlığını taşıyan tema altında ise sürdürülebilir bahçeler, spesifik tasarım teknikleri, gıda bahçeleri gibi temel yaklaşımların uygulama örneklerinin sunulması planlanıyor.
EXPO 2026’nın sergi bölümlerinde İzmir’i ve Anadolu’nun gastronomik zenginliğini gösteren farklı lezzetleri ve bu lezzetlerin bitki coğrafyaları ile ilişkisini gösteren alanlar da yer alacak. Ayrıca katılımcı ülkelerin bahçelerinde dünyanın dört bir yanından gastronomik zenginlikler sergilenecek.
EXPO’nun düzenleneceği alanla ilgili çalışmalar da hemen başlatılıyor. Bölgedeki ulaşım ve diğer tüm altyapı çalışmalarının 2026 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Alana raylı sistem ve karayolu ile ulaşmak mümkün olacak. Bahçeleri ve etkinlikleri ile 6 ay boyunca misafirlerini ağırlayacak EXPO alanı, sonrasında da yaşayan bir kent parkı olarak ziyarete açık kalacak.