Okuyoruz ama anlamıyoruz

Okuyoruz ama anlamıyoruz

Herşeyi okumak mı yoksa içinden özünü okumak mı önemlidir?

Bilimin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği çağımızda son on beş yılda dünyada basılan yazılı eserler bütün insanlık tarihi boyunca ortaya konan eserlerden daha fazladır. Okunması gereken kitapların sayısının her geçen gün artmasına karşılık okumaya ayrılan sürenin pek fazla artırılmayacağı bir gerçektir.

Bazılarının boş zamanı olmakla beraber birçok insanın rutin işlerinden arta kalan zamanının çok sınırlı olduğunu biliyoruz. Bununla beraber çağdaş insan; çağının gündeminden kopmamak, iş hayatı veya eğitim hayatında daha başarılı olmak, kelime dağarcığını zenginleştirip düşünce ufkunu geliştirebilmek için okumaya zaman ayırmak zorundadır.

Okunması gereken eserlerin çok, buna karşılık okumaya ayrılacak sürenin az olması seçmeli okuma biçimini gerekli hâle getirmiştir. Seçmeli okumada amaç, çok kısa bir sürede yazarın bize aktarmak istediği düşüncenin özünü yakalamak- tır. Seçmeli okumada her kelime, her cümle ve her paragraf okunmaz. Özellikle ihtiyaç duyduğumuz düşüncelerin bulunduğu bölümler okunur.

Öncelikle göz önünde bulundurulması gereken şey herhangi bir kitabı okurken amacımızın kelimeleri tek tek okuyarak içimize sindirmek olmadığıdır.  Örneğin, 500 sayfalık bir kitapta yaklaşık olarak 135 000 kelime bulunmaktadır. Biz bu hacimdeki bir kitabı okuyup bitirdikten sonra o kitaptaki kelimelerden çok azı aklımızda kalmakla beraber anlatılan konuların anlamları zihnimize yerleşir. Bu sebeple bir kitabı okurken önemli olan yazılı kelimeler arasından yazarın düşüncesini çekip çıkarmaktır. Yoksa kelimeleri tek tek kavramak değildir.

Seçmeli okuma, daha az kelime okuyarak, ayrıntıların tamamına girmeden yazarın düşünce bütünlüğünü yakalama olanağı verir. Seçmeli okumada zihin, adeta bir radar gibi sayfaların arasında dolaşarak gerekli olan bilgileri hızla toplar.

Seçmeli okuma bir tür telgraf yazmaya benzetilebilir. Telgraflarla karşı tarafa ulaştırılmak istenilen mesajı mümkün olan en az kelimeyle anlatmak nasıl önemliyse, seçmeli okumada da olabildiğince az kelime okuyarak ana fikri yakalamak gerekir.

° Seçmeli okumada akıl önden ilerler gözler ise arkadan onu izler. Bu durumda pasif okuma alışkanlığı ortadan kalkar ve aktif okumaya geçilir.

‘ Geçmişte okuyup bir kenara bıraktığımız kitaplardaki bilgileri tekrar hızlıca gözden geçirmemizi sağlar.

‘ Seçmeli okuma ile günlük gazete ve dergileri çok hızlı bir şekilde gözden geçirebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın