Dış politikayı televizyondan izliyoruz Çok yönlü bir dış politika istiyoruz

Dış politikayı televizyondan izliyoruz Çok yönlü bir dış politika istiyoruz

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin gerçekleştirdiği “Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması”nın sonuçları açıklandı. Buna göre vatandaşın dış politikayı, tahminlerin aksine televizyon haberlerinden takip ettiği anlaşılırken, güçlü dış politika için diğer ülkelerle siyasi ilişkilerin kuvvetlendirilmesi gerektiğini düşündüğü ortaya çıktı.

Türkiye’nin nüfus yapısını temsil eden 26 ilde 18 yaş üstü 1.000 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılan ankette, Türk dış politikasına yön veren gelişmeler başta olmak üzere, vatandaşın dış politika ve ikili ilişkiler hakkında düşüncelerine dair 40’tan fazla soru yöneltildi. Buna göre halkın önemli bir bölümünün dış politikayla ilgili gelişmeleri televizyondan takip ettiği anlaşılırken, daha güçlü bir dış politika için diğer ülkelerle ilişkilerin kuvvetlendirilmesini istediği ortaya çıktı. Ayrıca anket sonuçlarına göre, özel olarak Suriye ve Ortadoğu’ya yönelik politikalar ile genel olarak izlenen dış politika konularında Türkiye’yi başarısız bulanlar başarılı bulanlardan daha fazla çıktı.

DIŞ POLİTİKADA KAYNAK TELEVİZYON

Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 93,2’si, dış politikayla ilgili haberleri televizyondan takip ettiğini belirtti. Birden fazla seçeneğin işaretlenebildiği bu soruda televizyonu yüzde 45,7 ile gazete, yüzde 33,9 ile internet haber portalları ve yüzde 29,8 ile radyo izledi.

TÜRKİYE İSLAM ÜLKESİ AMA…

Katılımcılar Türkiye’nin dış politikadaki öncelikli konumunu yüzde 37,5 ile “İslam ülkesi” olarak tanımlarken, bu cevabı yüzde 31,8 ile “Avrupa ülkesi”, yüzde 25,7 “Orta Doğu ülkesi” tanımları takip etti. Türkiye’yi “İslam ülkesi” olarak tanımlayanlardaki gerileme dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 45,5 olarak gerçekleşirken, bu yıl bu oran yüzde 37,5’e geriledi. Öte yandan Türkiye’yi bir Avrupa ülkesi olarak tanımlayanlardaki artış, bir başka ilginç unsur oldu. Bu yıl yüzde 31,8 olarak çıkan “Türkiye bir Avrupa ülkesidir” cevabı, geçtiğimiz yıl yüzde 26,4 olarak gerçekleşmişti.

“Türkiye’nin en yakın dostu hangi ülkedir” sorusunda katılımcıların yüzde 59,3’ü “Azerbaycan” cevabını verdi. “Türkiye’nin dostu yoktur” diyenlerin oranının ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 38,9’dan yüzde 23,1’e gerilemesi dikkat çekti. Türkiye’nin dış politikasında Azerbaycan’la birlikte hareket etmesi gerektiğini düşünenlerin oranı da yüzde 18,7’den yüzde 48,5’e çıktı. Türkiye’nin Müslüman ülkelerle birlikte dış politika yürütmesi gerektiğine inananların sayısı ise yarı yarıya azaldı.

Türkiye için tehdit olarak görülen ülkeler seçeneğinde ise yüzde 69,6 ile Ortadoğu ülkeleri öne çıkarken, bu ülkelerden en büyük tehdidin hangisi olduğuna dair soruya ise katılımcıların yüzde 30,4’ü “Suriye” yanıtını verdi. Suriye’nin tehdit algısındaki 8,3 baz puanlık artış dikkat çekerken, ABD’nin Türkiye için tehdit olduğu algısında geçen yıla göre gözlenen artış, dikkate değer bir başka unsur oldu. Geçtiğimiz yıl yüzde 35,3 olarak gerçekleşen bu oran, bu yıl yüzde 44,1’e yükseldi. Tehdit unsurları arasında en dikkat çekici sonuç ise geçtiğimiz yıla göre 3 kat artan bir oranla, yüzde 34,9 ile Rusya’nın Türkiye’ye yönelik tehdit oluşturan ülkeler arasında yer alması.

“DİĞER ÜLKELERLE SİYASİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRELİM”

Katılımcılara sorulan “Sizce daha güçlü bir Türk Dış Politikası için aşağıdakilerden hangisine ya da hangilerine ağırlık verilmelidir” sorusuna ise deneklerin yüzde 61,9’u “Diğer ülkelerle siyasi ilişkilerin kuvvetlendirilmesi” yanıtını verdi. Bu sonuç, halkın dış politikada daha hareketli ve çok yönlü bir davranış beklediği şeklinde yorumlanırken, yine birden fazla cevap verilebilen bu soruda öne çıkan diğer seçenekler ise yüzde 49,3 ile “Diğer ülkelere yapılan ekonomik yardımlar” ve yüzde 36,3 ile “Diplomatik ve ekonomik nitelikte yaptırımlar” oldu. “Diğer ülkelerle ekonomik ilişkilerin kuvvetlendirilmesi” seçeneğinde yaşanan yarıya yakın gerileme ise dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl bu seçenek yüzde 40,5 oranında gerçekleşirken, bu yıl bu seçenek 16,5 baz puan azalarak yüzde 24 oranında çıktı.

AB ÜYELİĞİNE DESTEK ARTTI, ALTERNATİF İSE NATO VE ABD

Çalışmada Türkiye halkının Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine verdiği destekte artış yaşanması dikkati çeken bir diğer unsur olarak öne çıktı. 2015 yılında yüzde 42,4 olarak çıkan Türkiye’nin AB üyeliğini destekleme oranı, bu yıl yüzde 61,8 olarak gerçekleşti. Vatandaşın bu desteğe rağmen Türkiye’nin AB’ye hiçbir zaman tam üye olamayacağını düşünmesi, çalışmada ilgi çeken bir başka unsur oldu. Buna göre “Türkiye AB’ye hiçbir zaman tam üye olamayacak” diyenlerin oranı 2015 yılında yüzde 47,6 olarak gerçekleşirken, bu yıl bu oranın yüzde 66,7 olması dikkat çekti. Türkiye’nin AB’ye üye olabileceğini düşünenler arasında ise üyeliğin gerçekleşebileceğine inanılan ortalama sürenin kısaldığı gözlendi. Buna göre geçtiğimiz yıl katılımcılar Türkiye’nin ortalama 15,5 yıl sonra AB’ye üye olacağını tahmin ederlerken, bu yıl bu süre 8,1 yıla geriledi. Tam üyelik konusunda AB’nin Türkiye’ye karşı samimi davrandığını düşünenlerin sayısında ise artış yaşandı. Buna göre AB’nin Türkiye’ye karşı güvenilir ve samimi yaklaştığını düşünenlerin oranı geçtiğimiz yıla göre yüzde 8,1’den 15,3’e yükselirken, samimi davranmadığını düşünenlerin oranı ise yüzde 68’den yüzde 40,2’ye geriledi. “Ne evet, ne hayır” diyenlerin oranı ise yüzde 23,9’dan yüzde 44,5’e yükseldi. Halkın Türkiye’nin AB hedefine alternatif olarak gördüğü en önemli ilişki ise yüzde 19,8 ile “NATO-ABD işbirliğini geliştirmek” olarak belirlendi. Bu seçeneği yüzde 17,6 ile “İslam Konferansı Örgütü’ndeki rolünü artırmak” takip ederken, “Rusya ile stratejik işbirliği yapmak” seçeneği yüzde 14,8 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu seçeneklerin üçünde de geçen yıla nazaran yaşanan 4 ilâ 5 baz puanlık artış dikkat çekti.

RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİNE DESTEK

Ankete katılanların yüzde 58,2’si Türkiye’nin Suriye’de bir Rus uçağını düşürmesini desteklerken, yüzde 41,8’i ise desteklemediğini belirtti. Rus uçağının düşürülmesini destekleyenler, destekleme nedeni olarak yüzde 57,6 ile “Büyük devlet olduğumuzu gösterdik” derken, bu seçeneği yüzde 54,1 ile “Sınırlarımızı korumamız lazım” cevabı izledi. Birden fazla cevap verilebilen bu soruda Rus uçağının düşürülmesini desteklemeyenler ise yüzde 57,7 ile “Orantısız tepki verildiği” görüşünü öne sürerken, katılımcıların yüzde 27,3’ü ise Türkiye’nin haksız konumda olduğu için, yüzde 23,2’si ise Rusya’nın büyük bir devlet olması nedeniyle desteklemediklerini söyledi.

Bir cevap yazın