Haberbizde.Net

Güncel Haber Son Dakika Haberler

Atmeydanı’nda Ölüm Koç Üniversitesi Yayınlarından çıktı

Atmeydanı’nda Ölüm Koç Üniversitesi Yayınlarından çıktı 1

Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY), Tarih kategorisinde Atmeydanı’nda Ölüm: 17. Yüzyıl İstanbul’unda Toplumsal Cinsiyet, Hoşgörü ve İhtida adlı kitabı yayımladı.

Kitap, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör olan Marc David Baer tarafından kaleme alınırken Pınar Yanardağ tarafından Türkçeye çevrildi.

Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor.

Kitapta Baer, IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönem olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor.

1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor.

Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini ortaya koyuyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarih yazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Ayrıca hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor.