ABD ve İran arasındaki uzlaşı süreci, ABD Merkez Bankası’nın “şahin” para politikası duruşunu güçlendirme beklentileri ve teknoloji şirketlerinin finansal durumlarına yönelik değerlendirmeler, geçen hafta piyasaları etkileyen önemli başlıklardan birkaçıydı. Orta Doğu’da kalıcı barış sağlama çabalarıyla başlayan hafta, devam eden enflasyon endişeleriyle birlikte Eylül veya Ekim aylarında Fed’in faiz artırımına başlayabileceği öngörülerini karmaşık hale getirdi. Çarşamba…
ABD ve İran arasındaki uzlaşı süreci, ABD Merkez Bankası’nın “şahin” para politikası duruşunu güçlendirme beklentileri ve teknoloji şirketlerinin finansal durumlarına yönelik değerlendirmeler, geçen hafta piyasaları etkileyen önemli başlıklardan birkaçıydı. Orta Doğu’da kalıcı barış sağlama çabalarıyla başlayan hafta, devam eden enflasyon endişeleriyle birlikte Eylül veya Ekim aylarında Fed’in faiz artırımına başlayabileceği öngörülerini karmaşık hale getirdi. Çarşamba günü, Fed’in yıl sonuna kadar iki kez faiz artırabileceği beklentileri para piyasalarındaki fiyatlamalara yön verdi. Ayrıca, Fed’in çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksindeki artış, enflasyonda yükseliş sinyali verdi. Analistler, çekirdek PCE verilerindeki artışın petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen fiyatlamalarda ciddi bir bozulma işareti olmadığını belirtti. Bununla birlikte, gelecekte petrol destekli enflasyonda bir yavaşlama olabileceği öngörüldü.
Öte yandan, dünya genelinde enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon riskleri, yapay zeka ve teknoloji sektöründeki çip talebinin maliyetleri artırmasıyla dijital alana kaydı. Talep fazlasının fiyat baskısına neden olduğu endişeler, dijital ürünlere erişimi zorlaştırabileceği ve yapay zeka ile teknoloji şirketlerinin büyüme ve karlılığını olumsuz etkileyebileceği yönünde arttı. Bu çerçevede, önde gelen tüketici elektroniği şirketi Apple’ın çip maliyetlerindeki artış nedeniyle bazı ürünlerinde fiyat artışı yapması, risklerin daha belirgin hale gelmesine yol açtı.
Ayrıca, ABD basınında yer alan haberlere göre OpenAI’ın, SpaceX’in halka arzının zayıf performansı ve yapay zeka ile ilgili hisselerdeki genel volatilite nedeniyle halka arz için gelecek yılı beklemeyi düşündüğüne dair söylentiler, endişeleri artırdı ve çip şirketlerinin hisselerinde değer kayıplarına neden oldu.
Geçen hafta, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi bir önceki haftaya göre yaklaşık 10 baz puan düşüşle %4,37 seviyesinde kapandı. Dolar endeksi ise güçlü performansını sürdürerek 101,5 seviyesine çıkarak 13 Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Altının ons fiyatı ise Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 4.000 doların altına gerileyerek %1,8 değer kaybıyla 4.081 dolara geriledi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gemi trafiğinin artması, ABD-İran görüşmelerinde olumlu bir seyirin işaretini verirken petrol fiyatlarını düşürdü. Brent petrolün varil fiyatı %8,5 değer kaybıyla 73,5 dolara geriledi.
New York borsasında geçen hafta karmaşık bir seyir izlendi. S&P 500 endeksi %1,95, Nasdaq endeksi %4,24 düşerken Dow Jones endeksi %0,60 yükseldi. Micron Technology gibi önde gelen yarı iletken ve bellek çipi üreticilerinden biri olan şirket, piyasa beklentilerini aşan güçlü finansal sonuçlar açıkladı. Micron’un güçlü bilançosu, yapay zeka ve teknoloji şirketlerine yönelik yüksek değerlemeler ve nakit sıkışıklığı sorularını azalttı.
Ayrıca, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde %2,1 büyürken, işsizlik maaşına başvuranların sayısında azalma yaşandı. ABD’de cari işlemler açığı ve yeni konut satışları da önemli ekonomik göstergeler arasında yer aldı.
Bu hafta, ABD’de açıklanacak makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları yakından takip edilecek. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası (ECB) Forumu’nda yapılacak konuşmalar ve Euro Bölgesi’nde açıklanacak veriler piyasaların seyrini belirleyecek önemli faktörler arasında yer alacak. Jeopolitik gelişmeler, enflasyon endişeleri ve teknoloji sektöründeki dalgalanmalar da piyasaların şekillenmesinde etkili olacak.
Reklam & İşbirliği: [email protected]