Haberbizde.Net

Güncel Haber Son Dakika Haberler

69. Cannes Film Festivali’ndeki Oscar dedikoduları

69. Cannes Film Festivali’ndeki Oscar dedikoduları 1

2015 Cannes ana yarışması Oscar yarışında fiyasko yaşayan filmlerin mücadelesine sahne olmuştu. Ama ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalında ödül buradan çıkmıştı. Yine benzer bir tablo görebiliriz. Focus’un siyahi bir kadınla beyaz bir erkeğin 1950’ler Amerika’sındaki yasaklı aşkını anlatan “Loving”i, Weinstein’in Robert De Niro’yu (“Hands of Stone”) parlatma çabaları veya Spielberg’in “The BFG”si nereye kadar ilerler merak konusu…

Croisette’de Oscar Ödülleri için de bir hareketlenme olabiliyor. “İhtiyarlara Yer Yok” (“No Country For Old Men”, 2007) ve “Artist” (“The Artist”, 2011), Cannes’da yarışıp sıfır çekerek zafere ulaşmıştı. Ama genelde burada ödül almayanların Akademi’nin gözüne girdiği de görülen bir durum. “Muhteşem Güzellik”in (“La Grande Bellezza”, 2013) Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı bu duruma örnek verilebilir.

BİR “MAD MAX: FURY ROAD” VEYA “ARTİST” ÇIKMAZ

28 Şubat’ta yapılan 88. tören için de Weinstein ve Fox Searchlight’ın planları hazırdı. Ama 2015 yarışmasından “Carol”, “Macbeth” ve “Gençlik”in (“Youth”) yaşadığı hayal kırıklığı halen hafızalarda… Buna istinaden yabancı film kategorisi için daha heyecanlı bir yarış bizi bekliyor. “Saul’un Oğlu” (“Saul Fia”), “Yılanın Kucağında” (“El Abrazo De Le Serpiente”), “Mustang” ve “Yeni Ahit” (“Le Tout Nouveau Testament”), ilk dokuza kalarak Cannes ağırlığını hissettirmişti. Bunlardan üçü de aday olmuştu.

Yarışma Dışı bölümünden ise film ve yönetmen adaylıkları da alan 6 Oscar’lı “Mad Max: Fury Road” (2015) çıktı. Bu konuda 2017 Oscar’ları için Spielberg’in “The BFG”si (2016) Disney’in katkısı ile bir yerlere gelme peşinde. İlk aşamada teknik dallarda adaylık şansı var.

SPIKE LEE PROTESTOSUNA OYNAYAN “LOVING” NE YAPAR?

Focus’un Cannes’da Altın Palmiye için yarışan “Loving”i ise, ödül töreninde sıfır çekmesine güveniyor. Sanki Spike Lee’nin ‘Oscar çok beyaz’ meselesi sonrası acele planlamayla Oscar yarışına atılan bir film. Şirketin başına yeni geçen Peter Kujawski, hızlı bir giriş yaptı. Onun Şubat’ta Berlin’de dünya haklarını satın aldığı, gerçek bir hikayeden yola çıkan eser, tam bir Oscar projesi. 1958’de evlendikleri için hapse atılan siyah bir kadın ile beyaz bir adamın, Loving çiftinin mücadelesi, ABD’nin ırkçı damarını ve kuralcılığını topa tutuyor.

Jeff Nichols’ın tempoyu düşürüp olgunlara uygun bir anlatı tutturduğu ve dönemi iyi kavradığı söylenebilir. Film, hem ağlatmayı, hem sinirleri germeyi, hem de hislendirmeyi beceriyor. Ama Akademi üyelerinin seveceği net başarılı veya irade öyküsüne sahip değil. Yani Focus’un Aralık için vizyonu planlanan ve 2. Dünya Savaşı’nda geçen popüler roman uyarlaması “The Zookeeper’s Wife”a yüklenmesi –ki onun yolu gözleniyor- daha karlı olur. Filmde fiziksel dönüşümde zirve yapan Joel Edgerton ile dramatik yapıyı sürükleyen Ruth Negga’nın başarılı performansları ise tam Akademi’ye göre. Belki bir En İyi Özgün Senaryo adaylığı da gelir.

Bu sene Afro-Amerikan filmlerine yüklenme olduğundan “Loving” kolayca unutulup gidebilir. Rakipler fazla… Amma Assante’nin Botswana Kralı’nın İngiltere’den beyaz bir kadınla evlenmesini ele alan “A United Kingdom”ı, Fox Searchlight’ın Sundance galibi “The Birth of a Nation”ı, Denzel Washington imzalı 1950’lerden aile dramı “Fences”, Will Smith’in oynadığı “Collateral Beauty”, A24 Films’in pazarladığı “Moonlight” derken liste uzuyor.

TWC BU KEZ CANNES’I ÖNEMSEMEDİ

Öte yandan TWC’nin de boks filmi “Hands of Stone” için tek bir galayla Croisette’de, kırmızı halıda nabız yoklaması ilginçti. Geçen sene burada Gyllenhaal’ın “Son Şans”taki (“Southpaw”, 2015) performansı için “Gece Vurgunu”nun (“Nightcrawler”, 2014) öcünü alacak deyip, filmi yaza kaydırarak fısıltı gazetesini öldüren şirketten artık bir şey ummuyoruz. Bu yılın en ümitli projesi “The Founder”, test gösterimlerinin negatif sonuç vermesiyle yaza kaydırılınca, “Lion” Kasım’a alınıp esas at konumuna yerleşti, festival girişleriyle şans arayacak. “Hands of Stone”a da De Niro’nun onuruna özel bir gösterim düzenlendi. Basın gösterimi ve tekrar gösterimi filmin başarısızlığının çok erken anlaşılmaması için son dakikada iptal edildi.

Stallone’nin 88. Oscar’lardaki konumu gibi, “Kızgın Boğa” (“Raging Bull”, 1980) nostaljisi de yaşatacak De Niro, eğer yardımcı kategoriye kaydırılırsa aday olabilir. Ama filmin Ağustos’a alınması dezavantaj olarak yansıyacak. Leonardo DiCaprio, Tobey Maguire ve Harvey Keitel’in de katıldığı De Niro kutlamaları ise elbette paparazziler için önemliydi…

Yine Cannes’da görücüye çıkan ve Oscar’a teğet geçen yapıtlar da var… Sony Pictures’ın Ang Lee’nin filmiyle ilgilenirken köşeye ittiği “Para Tuzağı” (“Money Monster”), eleştirel açıdan önemsenmedi. Lionsgate’in Oscar sezonunun göbeğine yerleştirdiği Damien Chazelle’in işi “La La Land”e güvenmesine paralel olarak “Café Society”nin Cannes’da bir ışık vermemesi şaşırtmadı. “Gizli Oda”ya (“Room”) Oscar getiren A24 Films’in “Moonlight” veya “Swiss Army Man”e yüklenirken “American Honey” ile ne yapacağı ise merak konusu…

YABANCI FİLM DALI İÇİN OLASI ADAYLAR

Buradan en az iki-üç aday çıkartmaya başlayan ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalı için ise aslında önemli aday adayları yarışa girdi. Pablo Larrain’in klasik biyografisi “Neruda”, The Orchard’ın eline geçti. Farhadi’nin Cohen Media Group’un aldığı “The Salesman”i (“Forushande”) de İran’dan iddialı… Sony Pictures Classics’in “Toni Erdmann” ile “Muhteşem Güzellik”in (“La Grande Bellezza”, 2013) hikayesini zorlarken, “Julieta”, “Kırmızı Kaplumbağa” (animasyonda daha şanslı) ve “Elle” ile yapacakları soru işareti. Sundance Selects ise olası Romanya, Belçika, Fransa adaylarını kapatmış durumda (“La Fille Inconnue”, “Bacalaureat”, “Mal de Pierres”). Fakat bu alanda başarılı değil.

İsrail’den Adopt Films’in haklarını aldığı, “Bando”nun (“Bikur Ha-Tizmoret”, 2007) yönetmeninin imzasını taşıyan “Beyond the Mountains and Hills” (“Me’ever Laharim Vehagvaot”) ile Oscilloscope’un eline geçen “One Week and a Day” (“Shavua ve Yom”) de unutulmamalı. Yarışmanın erotik, kitsch, ucuz ve zorlu filmi “Staying Vertical”i (“Rester Vertical”) Strand Releasing’in, eleştirmenleri ikiye bölen “Slack Bay”ini (“Ma Loute”) Kino Lorber’ın alması ise fayda sağlamaz gibi… Güney Kore’den övgüye boğulan “The Wailing”in (“Goksung”) Fox’un dağıtımıyla Haziran’da ABD’de vizyona girecek olması, Chan-Wook’un lezbiyen ilişki gerilimi “The Handmaiden”ın (“Ah-ga-ssi”) ise tecrübesiz Amazon’a bel bağlaması seçenekleri arttırıyor.

Geçen sene ilk dokuza Yönetmenlerin 15 Günü’nden üç film girmişti. 2016’da o bölümde “Neruda”nın yanı sıra Kanada’dan “Two Lovers and a Bear” (ABD hakları satılmayan Dolan’ın filmini de unutmayalım), İtalya’dan Bellochio’nun “Sweet Dreams”i (“Fai Bei Sogni”) de var. Belirli Bir Bakış’tan “The Happiest Day in the Life of Olli Maki” (“Hymyilevä Mies”) , “After the Storm” (“Umi Yorimo Mada Fukaku”), “Apprentice” ve “Clash” (“Eshtebak”); Finlandiya, Japonya, Singapur ve Mısır adayları olabilir. Ama ne kadar tutkuyla karşılanırlar bilinmez. Ana yarışmadan Filho (“Aquarius”) ile Mendoza’nın (“Ma’ Rosa”) gelecekleri konumu da zaman gösterecek. Bu kategoride Cannes seçkisinden Şili, İran, Finlandiya, İspanya, Romanya ve İsrail ilk aşamada bir şeyler yapabilecekler.

Kerem Akça’nın 89. Oscar Ödülleri için erken aday tahminleri:

En İyi Film:

1-A United Kingdom

2-Billy Lynn’s Long Halftime Walk

3-Silence

4-The Birth of a Nation

5-The Zookeeper’s Wife

6-La La Land

7-Lion

8-Sully

9-Moonlight

10-Fences

En İyi Erkek Oyuncu:

1-David Oyelowo (“A United Kingdom”)

2-Denzel Washington (“Fences”)

3-Matthew McConaughey (“Free State of Jones”)

4-Will Smith (“Collateral Beauty”)

5-Joel Edgerton (“Loving”)

6-Colin Firth (“Deep Water”)

En İyi Kadın Oyuncu:

1-Viola Davis (“Fences”)

2-Ruth Negga (“Loving”)

3-Meryl Streep (“Florence Foster Jenkins”)

4-Annette Bening (“20th Century Women”)

5-Rosamund Pike (“A United Kingdom”)

6-Rooney Mara (“Lion”)